.

1 Haziran 2010 Salı


DARWİNİSTLERİN ŞUURLU DAKTİLO ALDATMACASI


Ergi Deniz Özsoy, 14 Ağustos 2009 tarihli Sansürsüz programında bir maymunun daktilo başına geçerek Shakespeare’in ünlü eseri Hamlet’i yazabilmesinin MÜMKÜN OLABİLECEĞİNİ, çünkü o daktiloda tüm tuşların doğru harflere basacak şekilde KODLANMIŞ olduğunu belirtmektedir.


Söz konusu iddianın bir bilim adamından geldiğini görmek oldukça şaşırtıcıdır. Fakat konu Darwinizm’i savunmak olduğunda söz konusu bilim adamlarının mantığa son derece aykırı izahları yapabilmeleri şaşırtıcı şekilde mümkün olabilmektedir.


Darwin'in akıl ve bilim dışı görüşü, dünya üzerindeki yaşamın tüm varlığının ve çeşitliliğinin, Allah'ın yaratmasıyla değil (Allah’ı tenzih ederiz), rastgele ve gelişigüzel süreçlerin sonucunda meydana geldiğini ileri sürer. Buna göre DARWİNİZM’DE BİR AMAÇ, AKIL, HEDEF BULUNMAMAKTADIR.


Şimdi burada sormak gerekir. Atom planlanmış bir şeye nasıl karar verebilmektedir? Bu anlatılan hikayede adeta planı önceden yapılmış bir bina inşa edilmektedir. Sırayla temel atılmakta, tuğlalar dizilmekte, pencereler yapılmakta, su, elektrik tesisatı kurulmakta, alt yapı inşa edilmekte, kapılar kirişler ayrı ayrı oluşturulmakta, yer mermerleri döşenmektedir. O kadar muntazam ve muazzam bir gelişim vardır ki, bina hatasız şekilde tüm detaylarıyla inşa edilmektedir. Ancak buradaki önemli nokta şudur: Bir bina yapımında mimarlar binayı planlar, ustalar bu plana göre çalışırlar. Akıllı bir insanın oluşturduğu bir plan ve planı gerçekleştiren bilinçli uygulayıcılar vardır.


Özsoy’un bahsettiği bu hikayede ise şuursuz atomlar plan kurmakta ve şuursuz atomlar bir plana göre düzgün gitme kararı almaktadır. Bir binayı yapan ustalar, bir plan dahilinde çalışmalarına ve bilinçli varlıklar olmalarına rağmen hata yapabilirken, burada hiç hata yapmayan şuursuz atomlardan bahsedilmektedir. Bu nasıl bir şeydir ki, hiç unutmadan, hiç hata yapmadan bilgisayar gibi doğru kodları kodlamaya devam etmekte, en mükemmel sonucu ortaya çıkarmaktadır? Hamlet’i nereden bilmektedir, nasıl hatasız hareket edebilmektedir? Doğrunun saptanabilmesi için, hatanın yanlış olduğunu bilen bir bilinç olması gerekir. Fakat burada bilinç yoktur. Önceden hazır bir model olması gerekir. Fakat tasarlanmış bir plan yoktur. O modeli hazırlayan bir akıl olması gerekir. Fakat Darwinizm’de akıl, bilinç, şuur, hedef bulunmamaktadır.


Özsoy’un, “buradaki bilinç nerede?” sorusuna dikkat edilirse hiçbir açıklaması olmamıştır, olması da mümkün değildir. Bu iddia, DARWİNİZM’İN SAHTE MANTIĞINI YAKINDAN GÖREBİLMEK ve sonraki nesillerin neden Darwinizm’i bir komedi unsuru olarak karşılayacaklarını anlayabilmek açısından yeterli bir örnektir.

14.08.2009 TARİHLİ SANSÜRSÜZ PROGRAMINDA DARWİNİSTLERİN ARA FOSİL İLE İLGİLİ ÇARPITMALARINA CEVAPLAR >>>



DİĞER BÖLÜMLER

DARWINİST ALDATMACALARDAN SADECE BİRİ: ENDOSİMBİYOZ
http://darwinistaldatmacalar-adnanoktar.blogspot.com/


HİÇBİR ORGANİZMA BİR DİĞERİNİN "ATASI" DEĞİLDİR
http://evrimselbagyoktur-adnanoktar.blogspot.com/


"ARA FOSİL VAR" ALDATMACASINA DİKKAT
http://arafosilvar-aldatmacasi-adnanoktar.blogspot.com/


MUTASYONLARA BEL BAĞLAYAN DARWINİST ZİHNİYET, GELECEK NESİLLERİN EGLENCESİ OLACAKTIR
http://mutasyonaldatmacasi-adnanoktar.blogspot.com/


CANLILIĞIN ORTAYA ÇIKIŞI HAKKINDA DARWINİST YANILGILAR
http://canliliknasilolustu-adnanoktar.blogspot.com/


"MAYMUNDAN GELMEDİK, ORTAK ATAMIZ VAR" ALDATMACASI HALEN DEVAM EDİYOR
http://ortakataaldatmacasi-adnanoktar.blogspot.com/


DARWINİST DEMAGOJİNİN BİR PARÇASI: YARATILIŞI İSPAT EDEN BİLİMSEL DELİLLERİ GÖRMEZDEN GELMEK
http://darwinistdemagojiyecevap-adnanoktar.blogspot.com/


HALKA 'BİLİM ADAMI' DİYE TANITILAN CHARLES DARWIN'İN GERÇEK YÜZÜ
http://charlesdarwingercegi-adnanoktar.blogspot.com/


ERGİ DENİZ ÖZSOY'A KAMBRİYEN PATLAMASI HAKKINDA KISA BİR BİLGİ
http://kambriyenpatlamasi-adnanoktar.blogspot.com/


DARWINİSTLERİN TESADÜF İDDİALARINDAN DUYDUKLARI BÜYÜK UTANÇ
http://tesadufiddiasinacevap-adnanoktar.blogspot.com/


EVRİM BİR TEORİ DEĞİL, YÜZYILIN EN BÜYÜK KİTLE ALDATMACASIDIR
http://evrim-kitlealdatmacasi.blogspot.com/

DARWİNİSTLERİN ARA FOSİL İLE İLGİLİ ÇARPITMALARINA CEVAPLAR
http://arafosiliddiasina-cevap-adnanoktar.blogspot.com/


VİRÜSLER EVRİM GEÇİRMEZ, SAHTE EVRİMİN KANITI DEĞİLDİRLER
http://viruslerevrimgecirmez-adnanoktar.blogspot.com/


Deccal nasıl öldü? Masonluğun sosyal silahı Darwinist aldatmacanın sonu

Darwinizm, kitleleri dinsizliğe sürükleyen, dünyaya katliamlar, savaşlar getiren, toplumları dejenerasyona, anarşiye, bozgunculuğa ve cinayetlere sevk eden deccalin büyük bir fitnesidir. Bu fitne, tarihin en sapkın ve en büyük kitle aldatmacasıdır. 150 yıl boyunca devam etmiş olan bu kitle aldatmacası, şu an Darwinistlerin şaşkın bakışları altında çöküşe uğramakta ve insanlar 150 yıldır aldatılmış olmanın şokunu yaşamaktadırlar. Deccalin oyunu bitmiştir. Deccal artık ölmüştür. Kitle aldatmacası son bulmuştur. Batıl olan din, Allah’ın hak dini karşısında yerle bir olmuştur. Bu ayki kapak yazımız deccalin en büyük oyununun kesin yıkılışının ve masonların uğradığı hüsranın delillerini sunmaktadır.


Masonların dünya çapındaki propagandası sonucunda Yaratılış gerçeğine karşı getirilen engellemeler neden sonuç vermemiştir?

Bazı Darwinistlerin evrim teorisinin uğradığı yıkıma rağmen takındıkları “bir şey olmadı ki” psikolojisi, aslında neye işaret etmektedir?

Sayın Adnan Oktar’ın bu deccali sisteme karşı 30 yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü ilmi mücadelenin dünya çapındaki muazzam etkileri nelerdir?


Deccaliyetin ölümünü müjdeleyen anket sonuçları nelerdir?

Bir bilim adamı, o zamana kadar hiç kimsenin keşfedemediği, hücrenin olağanüstü yapısının “yalnızca bir bölümünü” keşfettiği için Nobel ödülüne layık görülür. Ama aynı bilim adamı, ödülünü aldıktan sonra öğrencilerine o hücrenin bir çamur birikintisinden rastgele oluştuğu masalını anlatmakta hiçbir sakınca görmez. Aynı bilim adamı, sayısız bilimsel çalışmanın altında imzası olmasına rağmen, öğrencilerine büyük birer sahtekarlık örneği olan Piltdown adamını, Haeckel’in sahte embriyo çizimlerini, sanayi kelebekleri iddiasını evrimin en büyük delilleriymiş gibi anlatmaktan çekinmez.

İşte deccal sistemi olan masonluğun oluşturduğu büyünün etkisi, Darwinistleri bu kadar acınacak hale getirir. Deccal, Darwinizm ile neredeyse bütün beyinlere ulaşmış, insanları uzun bir süre boyunca aldatmış, yalan söylemiş, sahtekarlık yapmıştır. İnsanların pek çoğu körü körüne, bilinçsizce, farkında olmadan bu yalana uymuş, yıllarca kendisini adeta hayvan soyunun bir parçası olarak görmüş, hatta bu sebeple vahşileşmiş, umursuzlaşmış, Allah’a karşı sorumluluklarından uzaklaşmıştır. Deccal, yani masonluk, Darwinizm’i kullanarak dünyanın en büyük aldatmacalarından birini yeryüzüne yaymıştır. Deccalin etkisi ile Darwinizm, tarihin en büyük kitle aldatmacası haline gelmiştir. Fakat deccal sistemini yayan masonların bu alandaki başarısı, sahte bir başarıdır. Çünkü DARWİNİZM ALDATMACASI ARTIK SONA ERMİŞTİR.

Bilimin Gösterdiği Gerçekler Evrimin “Gerçekleşmesi İmkansız Bir Teori” Olduğunu Ortaya Koymuştur



İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda artık Darwinizm’in bütün sahtekarlıkları ortaya çıkmıştır. Darwinistlerin 150 yıldır öne sürdükleri tüm ara form örneklerinin sahte olduğu anlaşılmıştır. Dünyanın hemen her yeri kazılmış, 250 milyondan fazla fosil çıkarılmış ama bunların tek bir tanesinin bile ara form olmadığı açıkça görülmüştür. Fosillerin tamamının mükemmel canlıları temsil ettiği, büyük bir çoğunluğunun da günümüz canlılarına ait olduğu anlaşılmıştır. İnsanlar, bu kanıt ile, canlıların bugünkü görünümleriyle ortaya çıktıklarını ve hiçbir değişim geçirmediklerini anlamışlardır. İşte insanlar, bu gerçek ile, Darwinistlerin neden fosilleri sakladıklarını, neden bilimsel delilleri insanlardan gizlemeye çalıştıklarını da anlamışlardır. Mikrobiyoloji, paleontoloji, moleküler biyoloji, genetik gibi bilimlerin ortaya koyduğu sonuçlar karşısında , evrim teorisinin gerçekleşmesi imkansız bir teori olduğu kesin olarak ispatlanmıştır.
Bütün bunların yanı sıra, Darwinist-lerin (Allah’ı tenzih ederiz) Allah inancına ve yaratılış gerçeğine karşıt bir tutum içinde oldukları ve bunun nedeninin de Darwinizm’i, sapkın bir din gibi benimsemeleri olduğu görülmüştür. Böylelikle Darwinistlerin, insanları aldatabilmek için neden türlü türlü aldatmaca ve sahtekarlığa başvurdukları da anlaşılmıştır.

Yaratılış Atlası’nın ve Fosil Sergilerinin Bu Uyanıştaki Muazzam Etkisi

Evrimi reddeden çok fazla sayıda delil vardır. Artık insanlar, evrimin bir aldatmaca olduğunun açıkça farkına varmışlardır. Evrim teorisinin tek bir delille bile desteklenmediğinin bilincindedirler. Darwinist aldatmacanın etkisine girmeleri artık, Allah’ın dilemesiyle, imkansızdır.

İnsanlar evrim teorisinin geçersizliğinin delillerini gösteren sergilere gitmiş, yaşayan fosilleri incelemişlerdir. Fosillerin her birine kendi elleriyle dokunmuşlar, onları kendi gözleriyle görmüşlerdir. Canlıların milyonlarca yıl boyunca değişmeden kalmış olduklarını, hiçbir evrim geçirmediklerini hayranlık içinde öğrenmişlerdir. Yaratılış Atlası‘nın her bir sayfasını dikkatle incelemiş, günümüzde yaşayan canlı türlerinin milyonlarca yıl önce de aynı şekilde var olduklarına kendileri kanaat getirmişlerdir. Yeryüzünün; araştırılıp incelendiği her an, sürekli olarak yaratılış gerçeğini destekleyen kanıtlar sunduğunu anlamış durumdadırlar. Darwinistlere yapılan; dünyanın en ünlü meydanlarında “yalnızca tek bir ara fosil göstermeleri” çağrısının, derin bir sessizlikle karşılık bulduğunu da açıkça ve şaşkınlıkla görmüşlerdir. Darwinizm propagandasının tüm yöntemleri deşifre edilmiş ve insanlara bu aldatmacanın destekçisi olmamaları gerektiği, kitaplar, DVD’ler, internet yayınları, konferanslar ve televizyon röportajları yoluyla kapsamlı olarak anlatılmıştır. 
Bugün Darwinizm savunucusu olmak, adeta bir utanç vesilesidir. Darwinist yayınların yeni sahte haberleri sürekli gündeme taşıma çabaları, Darwinistlerin çaresizce konferans verebilecek kişi aramaları, ellerinde ara fosil olmadığı için üzerinde yalnızca hayali çizimlerin yer aldığı karton posterlerle evrim sergileri düzenlemeye çalışmaları, Darwinist bilim adamlarının yaşayan fosil sergilerine ve Yaratılış Atlası‘na verdikleri tepkiler boşunadır. Artık iş işten geçmiştir. Darwinizm bilim tarihinin en büyük yenilgisine uğramıştır. Allah’ın dilemesiyle bu tuzak bozulmuştur. Allah, hakkı hak olarak pekiştirip tüm yeryüzüne hakim kılacaktır.

Aldatmacanın kanıtlarını gören insanlar, dünya çapında büyük bir fikri aydınlanma yaşamış ve bunca yıldır aldatılmış olduklarından dolayı haklı bir tepki göstermiş, okullarda çocuklarına Darwinizm safsatasının okutulmasını tepki ile karşılamış, yapılması planlanan evrim sergilerine, evrim konferanslarına yani Darwinist propagandaya itiraz etmiş, Darwinistlere açıkça meydan okumuşlardır. Öğrenciler, biyoloji derslerinde, Darwinizm yanlısı öğretmenleri ile evrim teorisinin bilimsel mantıksızlığına ve delilsizliğine dair tartışmalara girmişlerdir. Uzun yıllar boyunca evrim teorisinin gerçek yüzünü bilmedikleri için kandırılmakta olan insanlar, bilinçlenmelerinin ve Darwinizm’in iç yüzünü görmelerinin ardından, yıllar boyunca nasıl aldatıldıklarını şaşkınlıkla fark etmiş ve buna yüksek sesle itiraz etmişlerdir. Artık Darwinistler de bilmektedirler ki, Darwinizm dünya çapında ölmüştür ve tekrar ayağa kalkıp insanları aynı yöntemlerle kandırması Allah’ın izniyle imkansızdır.


Deccalin Yenilgisi Sonsuza Kadar Devam Edecektir 

Akıl ve vicdan sahibi bir insanın sorumluluğu, aklın, mantığın, vicdanın ve bilimin gösterdiği doğrulara uymak ve her varlığı Allah’ın yarattığı gerçeğini kabul etmektir. Kuşkusuz Yüce Rabbimiz’in insanların övgüsüne, teslimiyetine, takdirine ve ibadetine ihtiyacı yoktur. İhtiyaç içinde olan yalnızca insanın kendisidir. Allah’a karşı büyüklenmek insana dünyada ve ahirette hüsrandan başka bir şey getirmeyecektir. Allah’a teslim olmak ise, dünyada hayırlı ve güzel bir yaşamın, ahirette ise bu dünya ile kıyaslanmayacak sonsuz ve büyük nimetlere kavuşmanın bir vesilesidir. Ama hepsinin üzerinde, insana en büyük mükafat Allah’ın rızası olacaktır.
Deccalin yenilgisi ise sonsuza kadar devam edecektir. Darwinizm’in çöküşü bunun en önemli göstergesidir. Önemli olan bundan sonra vicdanın gösterdiği yola uymak, dünyada bir fırsat olarak verilen ömrü deccalin esiri olarak harcamamaktır. Eğer bir insanın aklı ve şuuru yerindeyse, yapılması gereken budur.
Her varlığın sahibi ve hakimi olan Allah ayetlerde şöyle buyurur:

“Azap size gelip çatmadan evvel, Rabbinize yönelip-dönün ve O’na teslim olun. Sonra size yardım edilmez. Rabbinizden, size indirilenin en güzeline uyun; siz hiç şuurunda değilken, azap apansız size gelip çatmadan evvel.” (Zümer Suresi, 54-55)


Deccalin Kurduğu Tuzaklar da Allah’ın Kontrolündedir



Şu gerçek hiçbir zaman unutulmamalıdır: Bir buçuk asırdır insanları aldatan Darwinizm fitnesinin kaynağı olan deccal, Allah’ın kontrolünde olan bir varlıktır. Deccaliyetin yani masonluğun fitnesi, samimi iman edenler hariç, neredeyse tüm insanları içine alabilecek büyüklükte bir fitnedir. Fakat masonların tuzağı ne kadar büyük olursa olsun, akılda tutulması gereken gerçek, kurulan tüm tuzaklara en güzel karşılığı verecek olanın Yüce Allah olduğudur. Allah, insanları denemek, salih Müslümanları ortaya çıkarmak, onları eğitmek ve daha pek çok hikmet gereğince, şeytanın yeryüzündeki faaliyetlerini ve dolayısıyla deccaliyeti de kader içinde var etmiştir ve deccaliyet mutlak mağlup olacak şekilde yaratılmıştır. Dolayısıyla inkar edenlerin tuzakları, Allah’ın izni ile, hiçbir zaman başarıya ulaşamayacaktır. Allah, bir ayetinde bu sırrı şöyle haber vermektedir:

Gerçek şu ki, onlar hileli-düzenler kurdular. Oysa onların düzenleri, dağları yerlerinden oynatacak da olsa, Allah Katında onlara hazırlanmış düzen (kötü bir karşılık) vardır. (İbrahim Suresi, 46)